19/02/2019 Jose Maria Sison ile Filipin Tarihi Üzerine

Jose Maria Sison ile Filipin Tarihi Üzerine

ILPS (Halkların Uluslararası Mücadele Birliği) başkanı ve Filipinler Komünist Partisi’nin kurucu başkanı olan Prof. Jose Maria Sison’un temel önemdeki çalışması Filipin Toplumu ve Devrimi, El Yayınların’ndan çıktı. Bu önemli çalışmada Joma’nın Filipinler tarihini diyalektik materyalist bir perspektifle detaylı olarak işliyor.


(…) Meta ekonomisinin ABD sömürge rejimi altında hızla büyümesine bağlı olarak, köylülük daha da yoksullaştı ve mahsul sahipleri iflas ederek topraklarını eski ve yeni tipte tefecilere, tüccarlara ve zengin köylülere satmak zorunda kaldı. İspanyol sömürge rejiminin kötülükleri ABD sömürge rejimine taşındı. Ekonominin yeni bir özelliği proleterlerin sayısındaki artıştı. Kısa sürede büyük bir yedek-emek ordusu ve esas olarak köylülere dayanan nüfusta nispi bir artış gerçekleşti.

1909 Payne-Aldrich Yasası doğrultusunda Filipin hammaddelerine karşılık ABD mamullerinden alınan gümrük vergisi kaldırıldı. 1913’te ABD’ye ihraç edilen Filipin hammaddeleri üzerindeki kota sınırlamaları tamamen kaldırıldı. Bu iki tip meta arasındaki serbest ticaret, sömürge ve tarım ekonomisinde devamlılık yarattı. Ülkeye çığ gibi yağan bu mamüller, yerel zanaatçıları ve üreticileri ezerek halkı bu mamülleri satın almaya ve hammadde üretmeye mecbur bırakacaktı.

Amerikan artı değeri ile, Filipinler’e hem doğrudan hem de krediler şeklinde yatırım yapıldı. Doğrudan yatırımlar, esas olarak hammadde üretimine ve ABD mamüllerinin ticaretine ve yerli hammaddeye ayrıldı. Hammaddelerin küçük ölçekli işlenmesine başlandı. Maden cevherleri ilk kez ticari amaçla çıkartılıyordu. Öte yandan, krediler dış ticareti destekleme ve ticaret açıklarının kapatılmasına, pesoların daha kazançlı olan dolara dönüştürülmesine, Amerikan bürokratlarının ve personelinin maaşlarının ödenmesine, çeşitli teçhizat ve benzerleri için sömürge yönetiminin ihtiyaçlarının karşılanmasına ayrıldı. Sömürgeci rejim, kâr oranını artırmak için hammadde üretimi ve dolayısıyla halkın sömürüsünü yoğunlaştıracaktı.

ABD emperyalizmi, Filipinler’in siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri kontrolünü sıkılaştırmak için ulaşım ve iletişim sistemini geliştirdi. ABD şirketleri çok sayıda yol, köprü, liman ve ulaşım tesisi inşa ederek kamu işleri sözleşmelerinden büyük kazançlar sağlıyordu. Bu kamu işleri, ABD motorlu araçları, makine ve petrol ürünleri pazarını da doğrudan genişletti. Yalnızca hammaddelerin ve mamüllerin sömürgeci değişimi hızlanmadı, halkın bastırılması için askeri müdahaleler de hızlandı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir